Bağışlamayacağım

Yelda Karataş

İlk karşılaştığımızda, size hissettiğim sevginin coşkusunu bana karşı hissetmiş gibi davranıp, el altından aynı hisleri de başkalarına duyuyormuş gibi yapmanızı; aslında kendinizden başka hiç kimseyi sevmeyi başaramadığınız halde sevgi salatası gibi her tada ve renge bürünüp ortada dolaşmanızı,

Sizden daha bilgili, daha yetenekli ve insani başarısı olanları hele bu kadınsa ve sizi sevmek gafletine düşmüşse, ezikliğinizi, erkil ve erkli öğretilerin silah ve gücünü kullanarak, erkek kere erkek olarak göstermenizi,

Bu onursuz gösteride bütün burjuva ayak ve ahlak oyunlarını Marksist etik gibi kakalamaya çalışmanızı,

Kapital’i asla okumamanızı ve kursağınızdan emeğinizle kazanılmış tek kuruşun girmemiş olmasını ve emeğin yüceliği hakkında inançsız ahkâm kesmenizi,

Her türlü pornografiyi açık ve kapalı gerçekleştirip diz üstündeki bütün etekleri lanetlemenizi,

Annenize dair bütün acıları kadınların sırtından çıkarmaya çabalayıp, babası tarafından iğdiş edilmiş çocukluğunuzla kahramanca yüzleşememenizi. Bu bağlamda sokakta ve yataktaki iktidarsızlığınızın korkusunu daha çok kadın edinme çapkınlığınızla her gün birkaç doz alarak iyi etmeye çalışmanızı.

Her dilde kadını temel özne ve nesne alarak aşağılayan küfrü, uluorta kullanmayı dürüstlük ve açıklık ve hatta şık sayabilmenizi,

Bir kadını kıskanmayı doğal sayıp, kıskançlığınızı o kadına bakan erkekleri kıskanarak hayata geçirmenizi ve utanmadan o erkeklerle kadın üzerinden sürdürdüğünüz iktidar yarışınızı kahpece gizlemenizi,

Bir kadına örneğin ‘orospu’ diyerek aslında anneniz dâhil tüm kadınları aşağıladığınızı görmemenizi, annenizin de kim olduğunu hiç umursamamanızı,

Yüzyıllardır doğal erkek haklarıyla dünyada dolaşan kaslı kimliğinizi, insan kişiliğine dönüştürmek için yüreğinizi, bilincinizi ve hatta parmağınızın ucunu bile kıpırdatmamanızı,

‘Vurun kahpeye!’ derken o

pek çok yanınızı ve yalanınızı, yürek parçalayan bu değersiz, iki bacaklı yaratık halinizi asla bağışlamayacağım.

Biliyorum, bende kusur çoktur, ama sizdekiler kusur değil insanlık suçudur.

Yazar: Yelda Karataş