FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

Bat Dünya

Bat Dünya

Ünlülerin evleri çıktı internette karşıma. Her biri harika.

Ama dişimi kıracam birinde olsun kütüphane varsa.

Sanıyorum pek çok sarayda da yoktu. 

Aristokratların evleri hariç. Onlar doğuştan zengin, zamanları çok sömürgen insanlardı.Toprak sahibiydiler mesela Tolstoy gibi. Diriliş yaşamıdır onun. Keşke toprağından vazgeçmeseydi. O berbat ‘ Halk için hikayeler’i yazmazdı.

 

Edebiyat, okuyucusuna göre konumlamaz kendini.

Bunu Popüler kültür yapar. Bi de reklam sektörü.

 

Bu ünlülerin, tablo da yoktu evlerinde. Örneğin bir Neşe Erdok. 

Alsalar mutfağa asarlardı büyük ihtimal.

Çekememezliğimden değil, içim acıdığından diyorum. İnsan kültürel yaşamını geliştirmeyince, ruh güdüğü kalıyor. 

 

Ruh güdüğüne, bizim şair pozu veren erkek portrelerinde çok sık rastlanıyor.

Bu bok kokusuna, hiç olmazsa bu şair kılığındaki esnaf amcalar direnebilseydi. Asıl bu midemi bulandırıyor. Kitabın ismini şiirin ismi ile karıştıran iktidarsız muhterislerden, her tür yozluğu yaşamında ilke edinmiş baĞzı yayıncılardan, ilk fırsatta şiir gördüğü noktaya saldıran eli ve aklı çükünde amcalardan, şiir niyetine can sıkıntısını kusan orgazm problemli teyzelerden geçilmiyor ortalık.

BaĞzı şairliğini ” kanıtlamış” olmanın kanıksaması yüzüne sinmiş buzdolabı kılıklı, güruhtan uzak durma ‘asaletindeki’ kimi kişiler, gece tarlası hayatlarının bilinmediği sanrısıyla, kanlı dişlerini aysız gecelerde temizlerler, taşra çocuklarının ağızlarına doğru. 

Durum fenadır, fena!

 

Okuyucu mu nerde? Balık tutan şaşı kedi sokağı yok artık eskiden müzik çalınmayan Gümüşlük’te. Arabesk’in cazı yapılıyor. Kan yolu artık, kral yolu. 

Kedi seviciler öyle çok ki trole dayanamayan balıklarla kayboldular o güzelim şaşılar. Balık sofrasına oturup dostunun gözüne baka baka şiir okuyan o güzelim yürekli insanlar gibi. Devrim hayal ediyor/lardı/duk. Al sana devrim:

 

Yurdun dört bir yanı kültür konusunda canlı cenaze.

Şiirin arkasına müzik konmaz da kimsenin umuru değil. Kütüphane olmaması da öyle.

 

Kalbiyle bakışamayanların ülkesiyiz!

 

Daha çok rezillik var da vaktinizi almayayım. Bu bok kokusu içinde şiir gözleri dolu dolu yoluna devam ediyor. Bir elinde bıçak, koruması şart olmuş yüreğini.

 

Diğer şiir yazmayan pahalı elbise ve evi olan  grubun hali, samimiyetsizliğin en samimi hali; Ben buyum diyor!

‘Bat dünya bat’.

Yelda Karataş

Yelda Karataş

Tüm Yazıları