5. Sayı

Seyyid

Seyyid

Bilge Baş Fırçası mı yoksa sivri dili mi yoksa tez danışmanımın söylediği “gözleri sana benziyor yoksa onu deden mi sanıyorsun” cümlesinin bende yarattığı akrabalık hissi mi  bilmiyorum, nedense  onu kendime  çok yakın hissettim ve tez konum olarak hayatını araştırmayı seçtim. Görsel sanatlarla ilk tanışmamdan bu yana resmi ve heykeli çok severim. Özellikle empresyonistleri ve  Osmanlı ressamlarının resimlerini. İçlerinde en çok Süleyman Seyyid’i sevdim. Seyyid, 1842 yılında Üsküdar’da doğdu. Babası Hacı İsmail Efendi, dedesi sedef kakma ustası Süleyman Ağa’dır. Askeri ortaokulda okurken resim hocaları Mösyö Scharnaz ve Mösyö Kess’den resim dersleri aldı. Harp okulundan mezun olunca Sultan Abdülaziz tarafından Şeker Ahmet…
Devamı
RENKLERDE İSYAN

RENKLERDE İSYAN

Birnur Akan Bu dünyayı gri, daha gri, hep gri yapmak isteyenler var. Bence bu yüzden Pink Floyd’un “The Wall” animasyonu siyah beyazdır. 400 Darbe filmi de öyle. Böyle bir dünya istiyor muyuz? KESİNLİKLE HAYIR! Kimiz “BİZ”? Tüm dünyada bu griliğe isyan eden her birimiz! Amerika’da kızılderiliyiz, siyahız, Okyanusya’da Aborjin. Amazonlar’da yerli, demokratik olmayan dünyada LGBT bireyler. Anadolu’da Alevi, Mezopotamya’da Kürt... Tunus’ta, Fas’ta, Afrika’da... Biz renklerde isyan edenleriz! Öyleyse “dünyanın tüm renkleri birleşin!” Fotoğraf: Birnur Akan, 2018, New Orleans, 300.yıl dönümü Mardi Gras Parade’ında belgelenen Pocahantas kızılderilileri.
Devamı
Büyük Mavi

Büyük Mavi

Canan Sağar “Ben Böyle Taşların Çukurların İçinde Kalmışsam Yalnızsam Hor Görülmüşsem Arkasızsam Ve Böyleyse Bahtı Siyahım Yemin Kasem Olsun Ve And Olsun Şart Olsun Yerde Kalmaz Ahım” Enver Gökçe Yıllar önceydi. Yılbaşı yaklaşmıştı. Sokaklar, caddeler, pazar yerleri cıvıl cıvıl insan kaynıyor; hediyeler, paketler, noel ağaçları ışıl ışıl ışıldıyordu. Aralık ayı ve yılbaşı zamanı olunca insanlar haliyle kar yağacak mı diye meraklanıyordu. Büyük şehirlerdeki çocuklar için karda oynamak, onu yağarken seyretmek  son derece keyifli bir eğlenceydi. Yeni yıl kutlamaları için sıcak evinde oturup karı izlemek fikri bana  soğuk gelirdi, Karı sevebilirdim ama önce dünyadaki bütün eşitsizliklerin kaldırılması gerekiyordu. Evsizler, ısınamayanlar… Beni…
Devamı
VARGI

VARGI

Ayşen Mehtap Kurbanzade Yürürüm yalnızlığın yangınına Köpüklerin seli yıkar beni, bedenimi Söndürmez yürüyen yıllarımın korunu Gittiğin yerden gelme nerede olursan ol Kuruyan adımlarınla iz bırak yüreklere Şefkatin bulutlu kucağında sönmeyen yangının Baş döndüren dünyanın dans eden çöp insanları Ya da çöp kokan insanları dünyanın  Kara yağlı kayığı yoksunlar yüzdürür Gelsen görsen ruhumdaki alacakaranlığın Pembe hüzünlü göz kırpışını hayata bakışını Yeniden doğuşun hüznünü duyan yürek Bilmez ki yangın yalnızlığımda…
Devamı
KÜL

KÜL

Yelda Karataş krematoryum hangi mevsim unutulur ölü çocukların parmak izleri erirken Erzurum’da kar İstanbul’da bahar mezar taşının üstünde yaz bu sormadan gelen ayaz yok söyleyecek sözüm kıştan kalma bir atkı kırık gençliğimin çemberi bir yaşımı daha aldım kapıda akşam sefaları anasının ardında kedi gri toprakta izim  yok taş üstüne taş bir sürahi su
Devamı
Serüven, Arzu ve Erteleme: Neruda

Serüven, Arzu ve Erteleme: Neruda

Onur Civelek Şair Pablo Neruda ile onun peşine düşen bir müfettişi odağına alan Neruda (Pablo Larrain, 2016) filmi, yöntem tekniği itibarıyla maceracılık istencini somutlaştıran pikaresk türüyle bağlantı kurmaktadır. Filmin anlatısı, Neruda’nın komünist partide yürüttüğü çalışmaları ve ABD destekli Şili başkanı González Videla’nın grevdeki işçilere uyguladığı baskıyı protesto etmesi sebebiyle Şili hükümeti tarafından hakkında tutuklama emrinin verilmesiyle başlar. Geniş kitlelere seslenen bir şair oluşuyla beraber senatörlük de yapması sebebiyle 1940’ların Şili’sinde işçi sınıfı mücadelesinde önemli bir konumda bulunan Neruda, partidekilerin desteğiyle ülke dışına kaçmaya karar verir. Şili ulusal soruşturma polisi Óscar ve polis ekibi Neruda’yı yakalamak için onu takibe alırlar. Filmde…
Devamı
Sabaha kadar denizi düşündü…

Sabaha kadar denizi düşündü…

Rukiye Taşkın Kitap ismi: Samed Behrengi - Bütün Öyküleri Yayınevi: Panama Yayıncılık Sayfa: 319 Samed Behrengi’nin tüm öykülerinin derlenip toplandığı, çocuklara toprağı, ağaçları, adaleti ve doğuyu sevdiren, her öyküyü okurken beni de ilkokul yıllarıma alıp götüren, içimdeki çocuğun hırslı, sabırsız yanlarını tetikleyen harika bir eser. Kitap 11 öyküden oluşuyor. İlk öykü ‘Bir Günlük Düş ve Gerçek’de babasıyla birlikte, sefaletin kol gezdiği bir taşra kasabasından başkente, Tahran’a ekmek parası kazanmak ümidiyle gelen Latif’in 24 saati anlatılır. Latif’in arkadaşları Kasım, Ahmet Hüseyin ve biletçi Ziver’in oğlu da Latif gibi yoksul aile çocuklarıdır. Bu çocuklar sokaklarda, pazarlarda bir şeyler satarak ailelerinin geçimlerine destek…
Devamı
Aşk, bereket, sıcak…

Aşk, bereket, sıcak…

Ayşe Bayvas Bereketlidir Temmuz… Cahit Külebi, “Öpüp başıma koyduğum ekmek gibisin” derken hem bu toprakların en kıymetli geleneğini hem de en kıymetli ürününü anlatır. Ekmek demek buğday demek; buğday ise bereket demek. “Verimli Hilal”de yetişen en kıymetli besin maddelerinden biridir o. Temmuz ayına Anadolu’da “orak ayı” ya da “ot ayı” denir. Sümer mitolojisine göre Tanrı Dummuzi (Tammuz), her yıl ölüp halkını doyurmak için toprağa karışır sonra da hasat ayı olan Temmuz’da buğday olarak dünyaya gelir. Toprağa karışmadan önce Tanrıça İštar ile yaptığı evlilik, bolluk ve bereketin sembolü kabul edilirmiş. Tammuz inancı Frig’de Attis, Yunan’da Adonis, Mısır’da Osiris gibi tanrıların varlığında…
Devamı
VÜCUDUMLA BARIŞMA SÖZLEŞMESİ VAR MI?

VÜCUDUMLA BARIŞMA SÖZLEŞMESİ VAR MI?

Sevgili Gamze Abla, Bu yaz sıcaklarında başınızı daha çok ağrıtmasam diyorum. Benim derdim, hem herkesinkine çok benziyor hem de çok farklı. Ben genç bir kızım ama vücudumla bir türlü barışamadım. Memelerim hiç yok, erkek arkadaşım tam kıvamında dese de Fellini filmlerindeki kadınlarla niye bu kadar ilgileniyor bilemiyorum. Ayrıca kaslarım  desen zayıf, 50 kiloyum. Ben erkek değilmişim, kas kadına yakışmazmış. Ben kassız çok çelimsizim ama. Belim incecik desen incecik, yine de beni kesmiyor ölçüsü.  Kalçaları daha dolgun olmalı sanki. Ne bileyim. Bana bir çare Gamze Abla. Nasıl barışayım vücudumla. Sevgili Kızım, Ben seni en kısa zamanda aşağıda fotoğrafını koyduğum yeğenimle tanıştıracağım,…
Devamı
HİÇ GECİKMEDİKLERİM

HİÇ GECİKMEDİKLERİM

Yelda Karataş Kocaman bir bahçede büyüdüm. Tüm çiçek ve bitki adlarını kokularıyla öğrendim. Dahası ağaçların gövdelerine sarılarak boy attım. Parasız yatılı okudum. Sokağımdaki kedileri kurtarabildim her zaman. Ağlayan bir gönlün neşe kaynağı olmayı bilerek geçti ömrüm. Belki o nedenle yaşsız bir çocuğum. Viyana ve Paris´i gördüm. Yunanistan’ın her kentine ve halkına hayranım. Viyana’ya Brugel, Paris’e Van Gogh için gittim. Prag kaç bahardır beni bekliyor. Ama ille Rembrant’ın gözleri. Barselona’da Flâmenko yapan on bir yaşındaki bir ustaya dakikalarca ağladım. Çingeneleri yakından tanıdığım için sevinçliyim. Çok ağaç diktim. Bir de aşı yapmayı bilirim. Taze domates kokusu duyulmuyor şimdilerde. Adını bilmediğim çok köy…
Devamı