FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

Filiz Karakoç’la söyleşi 

Filiz Karakoç’la söyleşi 

« Kitaplarım tüm çocuklara ulaşsın istiyorum »

Kadınlar vardır; bulunduğu ortamlara varlığıyla kendi rengini serpiverir konfeti gibi.

Kadınlar vardır; ince zekalarıyla süsledikleri esprili sohbetlerine doyamadığımız.
Kadınlar vardır; her dönem üretmenin farklı yollarını bulup, hayatı anlamlı ve değerli hale getiren.
İşte sen bunlardan birisin canım Filiz.
İlk kitabın olan ‘Öpücük Kutusu’ vesilesiyle Femtrak okurlarının seninle tanışmasını arzu ettiğim için bu röportajı yapmak istedim. Bana evet dediğin için teşekkür ediyorum.

Senin konuk, benimse kaleme alan olarak ikimizin de ilk röportajımız olması da bize hoş bir hediyesi hayatın.

 

İlk sorumuzda, bize Filiz’i anlatmanı istesem ?

F.K.

Öncelikle ben de ilk ropörtajımı seninle yapma fırsatını verdiğin için sana çok teşekkür ederim.

Filiz’i şöyle tanımlayabilirim:

Dünya’ya çocukların meraklı gözlerinden bakan, çocukların dünyasını yetişkinlerinkine tercih eden ve bir türlü büyüyemeyen biriyim.

A.D.

Birçok el sanatı çalışmaları yaptığını, hatta en son bir tiyatro oyunu için sahne kostümleri tasarımı yaptığını biliyorum.

Bu bir arayış mı?

Arayış yolundayken kaybolduğunu hissettiğin oldu mu?

Kayboluş sonrası aradığın şeyin ne olduğunu buldun mu?

 

F.K.

Sanatın farklı dallarıyla ilgilenmem, arayıştan çok içimdeki bitmek tükenmek bilmeyen merak ve öğrenme isteğinin sonucudur. Hepsi birbirinden ayrı gibi görünse de aslında birbirini destekleyen ve besleyen uğraşlar. Mesela kukla atölyesi ile yaptığımız gösterilerde çocukların tepkileri ve kahkahalarıyla, heykel yaparken deneyimlediğim üçüncü boyut algısı birleşip çocuk kitaplarını resimlerken bana yardımcı oluyor.

Bu süreç son durağı olmayan bir yolculuk. Yol boyunca tüm öğrendiklerim ve tecrübelerimle doldurduğum sepetimde birikenleri harmanlayıp yoluma devam ediyorum. Ömrüm yettikçe yeni şeyler öğrenmeye devam etmek istiyorum.

A.D.
Yıllardır bir çocuk kitabı projen vardı. Vazgeçmediğin ve en sonunda bu hayalini gerçekleştirdiğin için seni can-ı gönülden kutluyorum.
Neden çocuk kitabı?
Kitabın hazırlanış sürecini, hikayesinin nasıl oluştuğunu anlatır mısın?

 

F.K.

‘Opücük Kutusu’ oğlum Kuzey’in 5.doğum günü için yazıp resimlediğim bir hikayeydi. Sonrasında çevremdekilerin kitabı bastırmam konusunda teşvikleriyle yayınevi arayışına girdim ama “buna benzer bir hikayemiz var” ya da “Kuzey’in başka maceraları da olursa daha iyi olur” cevaplarıyla karşılaşınca vazgectim. Zaten ben bunu oğluma doğum günü hediyesi olarak yazmıştım

ve benim için amacına ulaşmıştı. iki yıl önce de kızım Lidya için bir hikaye yazıp resimledim. Artık elimde iki hikayem vardı ve bunların diğer çocuklara da ulaşmasını istiyordum. Bu yüzden daha ciddi bir şekilde yayınevi arayışına girdim. Bu süreçte yolumuz Düş Kurguları Yayınevi ile kesişti ve kitabım Türkçe olarak basıldı. Şimdilerde hikayelerimin Fransızca çevirileri üzerinde çalışıyorum. Biter bitmez Fransa’da yayınlanabilmesi için yayınevlerine dosyamı göndereceğim.

A.D.
Başka yeni projelerin var mı?

F.K.

Bende proje bitmez. Oradan buradan bulduğum ıvır zıvırı “Ben bundan bir şey yaparım ki.” diyerek topluyorum. Mesela renkli elektrik telleri,kutu içecek kapakları, deniz kabukları, taşlar, yapraklar dallar… Masallardaki cadıların dolabı gibi bir dolabım var ve içindekiler doğru zaman geldiğinde dolaptan çıkıp birer sanat objesine dönüşmek için zamanlarını bekliyorlar.

A.D.

Büyüyünce ne olmak istiyorsun?
Karar verebildin mi yoksa hala büyümeye devam ediyorum mu diyorsun?

F.K.

Büyüyünce ne olacağıma karar vermek zor çünkü sürekli değişiyor. Çocuklar için farklı atölyeler yapmak istiyorum. Onların hayatı algılayış biçimini seviyorum bu yüzden onlarla beraber olmaktan keyif alıyorum.

Ağustos böceklerinin hayatını çok enteresan buluyorum. 15-16 yıl toprağın altında yaşadıktan sonra bir yaz çiftleşmek için yeryüzüne çıkıyorlar ve bütün yaz ötüyorlar. Bunu öğrendikten sonra yazın seslerini duyunca demek ki anlatacak çok şeyleri var diye düşünerek onlara kızamıyorum. Ben de biraz kendimi ağustos böceği gibi hissediyorum. Anlatacak çok şeyim var, daha bir sürü hikayem var en kısa zamanda onları da resimleyip minik okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

Bir sürü projenin olduğunu biliyorum.

Gerçekleştirdiğin her projenden sonra, bu süreci bizlerle paylaşman için bekliyor olacağız.

Femtrak senin gibi üretken kadınları ağırlamaktan mutluluk duyacaktır.

Anjel Dikme

Anjel Dikme

Tüm Yazıları