MEMELERİM SARKMADI AMA GÖSTERMEM

Yelda Karataş

Son yangın büyük, acıtıcı ve ağırdı.

Yürek kavruldu, ten acıdı.

Ruhumuz hala çok yaralı. Çünkü giderek soğuyor ve sertleşiyor ateş, küllerimizden doğalım diye.

Köyümüzü sabaha karşı zorunlu terk ederken,  ne memelerim, ne kırışıklıklarım, ne de ömrüm umurumdaydı. Sakat bacağımla, hiçbir şey yapamamamın çaresizliği yaşadım.

Her kuruşu alın terimle ödenmiş, otomobilim de, bu dağ bayıra göre değildi. Bir evin bahçesine bıraktım, başına bir şey gelmesin diye dileyerek, pek çok insan gibi. Yangında yardımcı olamadım, kimseye. Bunun acısı yüreğime oturdu. Keşke dedim bir 4×4 cipim olsaydı, keşke.

Köye döner dönmez,  en kısa zamanda otomobilimi bir 4×4 ile takas ettim.

Çocuk ruhum bu işi kimseye duyurmadan yaptı. Sonra o heyecanla dostlara görücüye çıkardım, sosyal medyada paylaştım.

Hiç tanımadığım bir vatandaş; Medya hesabından üstüne basa basa, ‘siz de mi’ diye sorunca anlamadım niye bende mi? Ne yaptım? Neyi yanlış yaptım diye sordum… Okuyucuya saygılıyım ben.

Yanıt geldi:

Efendim,. Ben popçular gibi, otomobilimle nasıl fotoğraf çektirirmişim, bir sanatçıya yakışmazmış… mış, mış, mış. Ağzım açık kaldım. Hayatımda, sahip olduğum hiç bi haltla mülkiyet üzerinden havalanmadım. Aşık olunca havalanırım ben, bi de iyi bi şeyler yazınca.

O 4×4 cip çocuk sevincim benim. Her milimetresinde alın terim var. Üstelik takas. 2012 model… v.b v.b. Ayrıca sevgilim almadı ki ben aldım. Üstelik insan otomobiliyle öğünür mü? Salak mıyım ben? Fotografla sevincimi paylaştım.

Galiba gücüme gitti ve açıp memelerimi göstermek isterdim ona, bunları mı paylaşsaydım öğünmek için diye…

Ama yapamadım. Öğünmeyi de sevmem.

Dostlarımla neşemi paylaşmayı severim kederim kadar.

Sevgi ile sevinenlere bin teşekkür. Çok bin teşekkür.

Yazar: Yelda Karataş