Mihri

Bilge Baş

Mihri, 26 Şubat 1886‘da İstanbul’un Moda semtinde bir köşktei varlıklı bir ailede doğdu. Babası hem Tıp Fakültesi‘nde hem de Saray‘da doktordu ve ayrıca öğretmenlik de yapıyordu.  Resim yapmayı seven Mihri’nin babası kızının bir resmini zamanın padişahı Abdülhamit‘e gösterince, kızı Zonaro‘dan ders alma hakkını kazandı.
   
Bir kadın için sanat yapmanın en zor olduğu zamanlardı. Ama bunu çok istiyordu. Bu arada aşık olup İtalya‘ya gitti ama istediği ortamı bulamadı. Oradan Paris’e giderek, Montparnasse’a yerleşti. Kazandığı parayla ev aldı, resim yapıp satarak sanatını geliştirmeye çalıştı. 1904 yılında evlendiği kiracısı Müşfik Selami Bey’den 1923 yılında boşandı.

Mihri Müşfik adını kullandığı bu yıllarda, o dönemin Osmanlı Maliye Nazırı Cavit Bey‘le tanışması ve memleket özlemi ve ayrıca da ülkeme faydalı olurum düşüncesi onun İstanbul’a dönmesine ve eğitimci kariyerine başlamasına neden oldu.

Mihri Müşfik Hanım, dönemin Maarif Nazırı Ahmet Şükrü Bey ile 1914 yılında görüşerek kız öğrenciler için sanat okulu kurulması çalışmalarına önayak olur. O dönemde, sanat okulu sadece erkekler içindi. Tuttuğunu koparan, hırslı, başarılı bir kadın olan Mihri Hanım’ın da gayretiyle „İnas Sanayi Nefise Mektebi“ açılır. 1926 yılında, erkeklerle ortak eğitime başlayıncaya kadar burada yenilikçi çalışmalar yapılır ve kızlar da yüksek öğrenim hakkına kavuşarak, sanat alanında kendilerini geliştirme olanağı bulurlar. Okulun müdürü olan Mihri Hanım, kızlara açık havada, modelden resim yaptırmaya, kadın ressamlara ilk defa toplu sergiler açtırmaya başlar ve burada eğitim gören pek çok kadın ressamın yetişmesinde katkısı olur. Bu ressamlardan en önemlileri Nazlı Ecevit, Aliye Berger, Fahrelnisa Zeid ve yeğeni Hale Asaf‘tır.

İstanbul‘da olduğu dönemde İbrahim Çallı, Namık İsmail, Hikmet Onat gibi birçok ressamla arkadaş olan Mihri Hanım, Türkiye‘de çağdaş resim çalışmalarını başlatan ilk kadın ressamdır. Expresyonist ve kübist tarzda resimler yapmış, özellikle portreleriyle tanınmıştır. Portresini yaptığı kişiler arasında Mustafa Kemal Atatürk, Papa 15. Benedict ve Tevfik Fikret de vardır.

1928 yılında bir sergi açan, 1932 yılında tekrar evlenen, Amerika’ya giderek, Amerikan vatandaşı olan Mihri Hanım’ın son yılları ne yazık ki, sefalet içinde geçmiş ve 1954 yılında yaşamını yitirerek, kimsesizler mezarlığına gömülmüştür.

Yazar: Bilge Baş