Mor Sardunya

Yelda Karataş

Fotoğraf: Cengiz Yavuzak

Bu ülkede çocukluğumuz yalnızdır

Her bir çiçeğin gözyaşı sularken toprağı

Yorgun çocuklar korosu yapayalnızdır

Zindanda Sakine

Darağacında Erdal

Ve yatağında Hasan, Hüseyin

Gezi Parkı’nda çadır kuran bir avuç yürek

Ve Che’ye inanan bütün çocuklar yalnız doğup yalnız öldüler

Bedeni kimsesizlikten titreyen sübyan koğuşundaki

çocuklar kadar

Alnına ölümün harfleri yazılı Ortadoğulu gelinler yalnızdı

gerdek gecelerinde ay kızıl doğarken

Hemcinsleri de yalnızlıklarında boğardı çocuk çığlıklarını

Ve burnumuzun ucunda kağıt toplayan çocuklar

‘Hayattan beklediğim bir şey yok benim

gibiler erken ölür ve görmezler bir sevdalı yüzü bile’ diyor

Bu ülkede ve dünyada çocukluk yalnızdır

Bu demektir ki romantizme hiç uygun değildir

kırda ve dağda ve otobanda kavrulan cennetimiz

Bir insan olmanın sırrı henüz açık değil gökyüzünde

Ağlayarak kaç yüz yıl daha doğrulacak

çocuklar yataklarında bilmiyoruz

Çocukluğumuz üstüne sinen bu vahşet gölgesi

bir gün batımı bile değildir ki hüznü karşılasın

Acıyı kucaklamaya yetmeyen ince kollarıyla

gözyaşından başka bir iz bırakmayan bir yolcudur

çocukluk hatıralarımız

Bu demektir ki insan ömür boyu yalnızdır

bu dünyada bunca güzel çiçek kokusu içinde

Bu demektir ki çocukluğumuzdan başka

inanacak bir şeyimiz kalmamıştır.

Yazar: Yelda Karataş