Muhammet Veysel Atılgan için…

Ayşe Didem Bayvas

Ankara Garı’nda hayatını kaybedenlerin anısına, 12.10.2015

 

“Hava soğuk değil, şimdi giymem montumu” dedi ablasına.

Dedi mi?

Demiştir belki.

Yoksa yepyeni montu, hem de kırmızı, niye giymek istemesin bir çocuk?

“Saat bana lazım değil, babam yanımda, takmayacağım şimdi” dedi ablasına.

Dedi mi?

Demiştir belki.

Yoksa on gün önce doğum gününde alınan saati, hem de Fenerbahçe saatini, niye takmak istemesin bir çocuk?

“Elimi bırakma baba” dedi.

“Yok, acıkmadım daha, sonra yeriz” dedi.

“Yok, baba çişim yok” dedi.

“Bak baba, bu türkü senin söylediğin türkü” dedi.

“Biz de halay çekelim” dedi.

“Pazartesi öğretmenime anlatacağım bu gökyüzünü” dedi.

“Arkadaşlarıma da anlatacağım, barışın mümkün olduğunu” dedi.

Dedi mi?

Demiştir belki.

Biz duymadık. Bildiğimiz kimse duymadı.

Melekler ölür mü, ölürse onun gibi mi ölür?

O, henüz dokuz yaşındaydı ve o ölürken biz uzun Pazar kahvaltılarındaydık, müzik dinliyorduk, sosyal medyada geziniyorduk, sağlıklı yaşam diyetlerindeydik, koşu yapıyorduk vs vs.

Biz sağırdık, biz kördük. Unutuşların içindeydik.

 

Yazar: Ayşe Didem Bayvas