Ne gezdin be Maviş!

Ayşe Özer

Kapıyı sertçe kapatıp içeri girmesinden sonra derin bir iç çekiş ve sonra boğulurcasına hıçkırık. O kadar gözyaşı nereden geliyordu ki? Üzerimize sokak lambasının ölgün ışığı vuruyordu. Kuzguni siyah saçlarının rengini geçen sene “Bu renk beni yaşlı gösteriyor” diye açtırmıştı. Benim fikrimi bile sormamıştı. Yol arkadaşıydık oysa, hep öyle derdi. Dert ortağıydım ben. O ölgün ışık altında hayran olduğum saçları daha da bir bozuk sarı görünüyor, diplerinden inadına çıkan siyahlarla amatör bir futbol takımının rengi kaçmış forması gibi duruyordu. Kendisine söylemedim tabii. Ben bunları düşünürken koltuğa yüzükoyun yattı ve hıçkırığı daha da boğdu sessizliği. Kaç kez o koltukta uyuyakalmış, görev için gittiği yerlerdeki otel odalarından bu koltuğa kaçmıştı. İçerisi de çok soğuk, bari gelmeden haber verseydi. Isıtırdım her yeri. “Taşıyamıyorum artık bu kadar yükü” diye hıçkırıklarının ritmini bozan bir cümle kurdu. Yük mü taşımıştı ki? Oysa her zamanki gibi her şeyi bana taşıtmıştı. “Maviş şunu da al, Maviş şunu da sığıştır bir yere”. Ne sanıyordu ki beni? Kendisine söylemedim tabii. Üzgündü, daha da üzülsün istemedim. Sonra başını kaldırdı nihayet yattığı yerden. Gözyaşına dayanıklı diye dünyanın parasını verdiği rimeli yanaklarından aşağıya süzülmüş iki kömürlük penceresiydi şimdi. Bir ara takma kirpiğe merak salmış, bir tartışmanın sonunda tartıştığı arkadaşına “Ağlayamam, kirpiklerim düşer” demişti. Evet, aynen böyle demişti. Kirpikleri düşmesindi. Onun ağzından duyduğum en güzel sözdü. “Sürekli ağlayarak uyuyan bir kadın kalıcı makyaj yaptırmalı” demişti bir arkadaşı gülerek. Ne tuhaf insanlar seçiyordu arkadaşlık etmek için. Ben yetemiyordum ona demek ki. Göz göze geldik şimdi. İyice baktı içime. Hala kendisini sevip sevmediğimi yokladı, emin oldu, rahatladı. 

-Yeni kışlık ayakkabılarını beğendin mi? 

-Beğenmez olur muyum? Teşekkür ederim.

Karda kaymayayım diye almıştı bana. İyi bir yol arkadaşıydı.

– Karnını doyuralım mı Maviş? Acıkmışsındır.

 Nihayet aklına gelmiştim. 

-Bir süre daha idare edebilirim. Sen iyi ol da. 

Mühendisimin işlediği akıl daha 30 km gidebileceğimi söylüyordu. 

Yazar: Femtrak