PANDEMİDE KADIN OLMAK – 2. BÖLÜM

Ilgın Erarslan Yanmaz

Femtrak’ın Ekim sayısında “Pandemide Kadın Olmak” fotoğraf projesine katılan on kadından beşinin fotoğraflarını paylaşmıştım.

Benim yürütücülüğümde gerçekleşen “Cep Telefonu İle Fotoğraf Çekim Teknikleri” atölyesine katılan eski İlerici Kadınlar Derneği üyesi, +65 yaş feminist kadınların, pandemideki dünyalarına onların fotoğraflarıyla bakmaya bu sayıda da devam ediyoruz. Bizi ayrıca @pandemidekadinolmak IG hesabından takip edebilirsiniz.

Pandeminin getirdiği yeni koşullara uyum sağlama süreci özellikle bazı yaş grupları için daha zor oldu. Eğitim, alışveriş, özlediklerimizle hasret giderme; iletişim kurma ve sosyalleşme ya da banka/fatura işlemleri gibi günlük hayatımızda kolaylıkla halledebildiğimiz rutinler, artan mesafe kuralları ve uygulanan yasaklar sebebiyle bizi teknolojiyi yoğun bir şekilde kullanmaya zorladı.

“Cep telefonu ile fotoğraf çekme teknikleri” atölyesini açmaya karar verdiğimde ilk ders programını 65 yaş üstü grubu için hazırladım. Amacım fotoğraflar aracılığıyla “yeni normal”de kısıtlanan hayatlarına yeni bir gözle bakarak ufak detayları yeniden anlamlandırmalarını, üreterek ve öğrenerek varoluşlarına yeni bir soluk sağlamaktı.

Varlığımda büyük emekleri olan İlerici Kadınlar Derneği’nden on üç kadın ile 14 Mart 2021 tarihinde Zoom üzerinden 6 hafta sürecek eğitime başladık. Hem kadın hem feminist, hem de 65 yaş üzeri olan bu kadınlar üniversite yıllarından beri bir arada durmaya özen gösterip, birbirlerine hem yoldaş hem de dost olmuşlardı. Zoom hepimiz için özlem giderdiğimiz bir platform oldu; dersler ise hepimizin birbirimizden bir şeyler öğrendiği keyifli saatlere dönüştü. Ödevlerdeki detaylar üzerine konuşmak, fotoğrafın diliyle kendimizi yeniden anlatmak bizi birbirimize bağlayan yeni bir köprü oldu.

Whatsapp, mail, wetransfer, telefon aplikasyonları arasındaki yoğun trafiğimiz sonucunda, “Pandemide Kadın Olmak” başlığı altında ortaya çıkan tüm fotoğrafları onlar çekti, düzenlemesini azimle onlar yaptı. Öğrenmek ve üretmek için gösterdikleri çaba için teşekkür ederim.  Onların süreci değerlendirmelerinin hepimiz için çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.

Füsun Coşkuner

2020 Şubat  Ayı’nda emekli olmaya karar verdiğimde, haftada bir gün olarak teklif edilen danışmanlık fevkalade hoşuma gitmişti.

Ardından gelen pandemi süreci bana hoş bir ev keyfi şansı verdi. Yıllardır beni çok özleyen kedim ile vakit geçirmek, yeni tarifler deneyerek yemek yapmak, çiçek bakımı, online toplantılar ile dünyayı gezmek, felsefe, yoga, edebiyat toplantıları yaşamımım merkezine oturdu. Keyifli zamanlar geçirdim ve bunların bir kısmını da fotoğrafa yansıttım.

Gül Meriç

1957 doğumlu. İsviçre Basel’de yaşıyor. Sağlık sosyal ve eğitim alanlarında çevirmenlik yapıyor.

”Pandemiden dolayı dışarı çıkma yasaklarıyla yaşadığımız bugünlerde bir çok şeyin özlemini çeker olduk. 1 Mayıs’da içim yine hüzünle doldu. Basel’de 1 Mayıs kutlamalarından bu gösteriye  izin çıkınca İşçi ve Emekçi Bayramı  yürüyüşüne katıldım. Benim gibi kutlayamayan arkadaşlarımın ve dostlarımın hasretini yüreğimde taşıyarak, ‘Yaşasın 1 Mayıs’ diye haykırdım. Duygularımı resimlerle belirtmek istedim. Resimlerin ilkinde 1 Mayıs’ı alanlarda kutlayanları görüntüledim. Diğer resimde de pandemide  dışarı çıkamayan ama her koşulda 1 Mayıs’ı kutlayan bir kadını görüntüledim.

Hale Önür

Salgın bizi vurduğunda; annem evinden uzakta; benim misafirimdi. 93 yaşına kadar kendi evinde yaşamayı istemiş ve başarmıştı da. Ama salgın bir türlü bitmeyince ve fiziksel yetersizlikleri de artınca; 1 yıl sonra evini kapatmaya ve yaşamını benimle sürdürmesine karar verdik.  Bu onu çok derinden sarstı. En yakın arkadaşı kırmızı yün battaniyesi oldu. 

Hani küçük çocukların bir ucunu sürüyerek; her yere yanlarında götürdükleri “Piş Battaniyeleri ” vardır ya aynen onun gibi. Hayatındaki boşluğu bu battaniyeyle doldurdu.

Semra Ulusoy

1950 doğumlu, İzmir’de yaşıyor. Fizikçi.

İlerici Kadınlar Derneği (1975-1980) üyesiydim. Kadın hareketinin hep içinde oldum. Projelerde çalıştım, eylemlere katıldım.

Yollar benim için yürünülendi, slogan atılandı ve hatta dans edilendi. Pandemiden ‘kaçıp’ yerleştiğimiz dağ köyünde 1 yıldır yürümeye devam ediyorum. Tek başıma, arkadaşlarım uzaktalar. Bu kez yollarda karlar dans ediyor, kuşlar slogan atıyor.. Bir gün daha iyiye dönme umudumu yitirmeden yürümeye devam…

Tezer Toksarı

75 yaşında , İnşaat mühendisi

İstanbul

Sitemizde bulunan Agave ağacı 20 küsür yıllık ömrünü sonlandırırken ilk kez çiçek açtı. Bu çok ender görülen duruma ve sonrasında da tam karşısında başka bir Agave ağacının doğmasına şahit olabildiğim için çok mutlu oldum. Yine pandemide gökyüzünde aniden beliren o güzel gökkuşağı da hepimiz için umut oldu. Doğum ve ölüm; umut, hüsran ve mücadele hepsi bir arada.

Yazar: Ilgın Erarslan Yanmaz