FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

Pembeden Pembeye

Pembeden Pembeye

M- Selam çocuk adın ne?

A-Sizi burada istemiyoruz, gidin buradan.

M- Biz de burada durmak istemiyoruz. Küçücük sıralara sığmıyoruz zaten.

A-Gidin o zaman.

M-Bir süre daha sana katlanacağım kaba çocuk.

A-Sensin kaba, bir de büyük olacaksın.

M-Adın ne çocuk?

A-Sana ne çocuk?

M-Ben çocuk değilim, haddini bil.

A-Benim sıramda oturuyorsun, sen haddini bil. Sınıfımızı kirletiyorsunuz.

M-Diğer sınıf arkadaşlarım aynı sırayı paylaştıkları arkadaşlarınla ne güzel yazışıyorlar. Bazı arkadaşlarına yazışarak ders bile anlatıyorlar. Sen çok kaba bir çocukmuşsun.

A-Bundan bana ne? Annem yabancılarla konuşma dedi.

M-Konuşuyorsun bak.

A-Konuşmuyorum.

M- Yazışarak konuşuyorsun.

A-Yazıyorum ama konuşmuyorum.

M-Zaten az konuşurum, sırasına denk geldiğim çocuğa bak hele. Yazma bir daha bana.

A-Ben yazmadım ki, ilk sen başlattın.

M-Pişman oldum zaten. Yazma bir daha çocuklarla işim olmaz.

A-Sanki sen çocuk değilsin.

M-Bu kadar kaba bir çocuk ancak erkek olabilir.

A-Sensin kaba, demek sen erkeksin.

M- Aferin çocuk, bildin.

A-Sen bilemedin ama.

M- Dördüncü sınıf olduğuna göre 9-10 yaşlarında, minik, iki örgülü, kahverengi etekli, yeşil tişörtlü, pembe çantalı, mor mataralı küçük bir kız olmalısın.

A-Çoğunu bilemedin. Pempe sevmem bir kere.

M- “Pembe sevmem bir kere.” Bak Pempenin ikinci p’sinin kuyruğunu sildim, onu b yaptım. Bundan sonra doğrusunu yaz tamam mı?

A-Tamam kaba genç.

M-Senin kaba bir abin mi var ki bana böyle davranıyorsun?

A-Yok, kardeşim var.

M-Onun adı ne?

A-Ahmed.

M-Sen yazmayı öğrenememişsin çocuk. D harfi t olacak. Ahmet yani.

A-Yok, gerçek adı Ahmed.

M-Niye böyle bir isim koymuş annen?

A-İsmimizden etkileniyormuşuz. Sonu t olunca işlerimiz kötü gidermiş demişti.

M-Benimki de t ile bitiyor. Ben de diyorum niye bu kadar zor bir hayatım var. Senin gibi bir çocukla aynı sıraya denk gelecek kadar şanssızım.

A-Çok yazıyorsun. Her sabah okula geldiğimde ilk işim sıramı silmek oluyor. Silgim bitiyor.

M-Sıranın altına bak.

A-Bana silgi mi aldın?

M-Yok, kendi silgimi bıraktım.

A-Sen ne yapacaksın?

M-Sana silgi alacağım. Sıranın altına bırakırım. Sen de benim silgimi aynı yere koyarsın.

A- Senin silgini az kullandım, kardeşime de vermedim, kırardı yoksa. Sen alma, babam alır, teşekkür ederim.

M-Sen karışma, büyük sözü dinle.

A-Ucuz olsun o zaman abi.

M-Nihayet bana abi dedin.

A-:))))

M-:)

A-Resim çizemiyorsun.

M-Çizebiliyorum, seninle konuşabilmek için biraz küçüleyim dedim.

A-Ben küçük değilim tamam mı. Sıramın altındaki resmi sen mi yaptın abi? Ne kadar güzel.

M- Bana göre çok küçüksün işte, neyine kızıyorsun. Evet ben yaptım, ressam olacağım ama aç kalırsın diyorlar. Resim için boya kalemlerim var, okula getirmiyorum onları. O yüzden kara kalem çalışması yaptım sana.

A-Abi çok gerçek gibi çizmişsin saatler hariç. Onlar niye yamuk?

M-Zaman kötü geçiyor küçük kız.

A-O ne demek abi?

M-Boşver, anlamazsın. Bu arada iki ön sıranda oturan çocuk ne kadar terbiyesizmiş.

A-Kuzey mi?

M-Bilmiyoruz adını. Sıraya çirkin şeyler çizmiş. Çok ayıp, söyle ona çizmesin bir daha.

A-Tamam abi söylerim.

M-Şu Kuzey mi ne, çok kötüymüş, ağzı da bozuk, dikkat et sana zarar vermesin.

A-Söyledim abi, sonraki teneffüste beni merdivenden itti.

M-Bir şey oldu mu sana?

M-Bir şey oldu mu sana? Yazmadın ne oldu?

M- Bir şey oldu mu sana? Yazmadın ne oldu? Merak ediyorum neredesin?

M- Bir şey oldu mu sana? Yazmadın ne oldu? Merak ediyorum neredesin? Üç gün oldu okula gelmiyor musun?

M- Bir şey oldu mu sana? Yazmadın ne oldu? Merak ediyorum neredesin? Üç gün oldu okula gelmiyor musun? Sana bir şey olmadı değil mi? Ne olur olmasın, ya neredesin sen?

M- Bir şey oldu mu sana? Yazmadın ne oldu? Merak ediyorum neredesin? Üç gün oldu okula gelmiyor musun? Sana bir şey olmadı değil mi? Ne olur olmasın, ya neredesin sen? L((((

A-Abi.

M-Çok korktum, ne oldu yaz hadi. Yarını zor bekleyeceğim.

A-Annem çok hasta oldu, ona baktım da. Ama şimdi iyi. Başka kimse yoktu.

M-Baban?

A-Tanımıyorum abi, hiç görmedim.

M-İyi olduğuna sevindim küçük kız.

A-Abi niye zahmet ettin. Renkli kalemlerim vardı benim. Teşekkür ederim. J)))))

M-Kırtasiyeye gitmiştim, senin yaşlarında benim renkli kalemlerim yoktu. Ama şimdi resim yapmak için her şeyim var.

A-Zenginsen niye bu okula geliyorsun.

M-Zengin değilim kız çocuğu, akşamları çalışıyorum.

A-Nerede çalışıyorsun abi.

M-Gençlerin çalışmasının dikkat çekmediği bir yerde.

A-Ben de çalışabilir miyim o zaman?

M-Olur tabi, söylerim seni de işe alırlar :). Deli misin sen, ne çalışması? Çocuksun daha. Otur derslerine çalış.

A-Çocuk değilim ben, ayrıca annem beni akıllı Aylin’im diye sever.

M-Adın Aylin demek. J)))

A-Senin adın ne abi?

A-Senin adın ne abi? Abi?

A-Senin adın ne abi? Abi? Aldığın kalemlerle sana resim yapmıştım. Senin gibi yaptım, evimizi yamuk çizdim. Onu da almamışsın.

A-Senin adın ne abi? Abi? Aldığın kalemlerle sana resim yapmıştım. Senin gibi yaptım, evimizi yamuk çizdim. Onu da almamışsın. Abi sıra doldu silmek zorundayım. Öğretmen görecek yoksa.

A-Abi?

A-Abi? Sana bir şey mi oldu?

A-Abi silgim bitti.

A-Abi silgim bitti. ‘Pembe’ yazabiliyorum bak.

A-Bir şey oldu sana. L(((

Liselilerin okulunun tadilatı bitmiş, okullarına dönmüşler meğer. Öğretmenim sıramızın fotoğraflarını çekmiş. Tüm yazışmalarımızı bir kağıda aktarmış. Sene sonunda takdir belgemle bir zarf içinde elime tutuşturdu. Eve gidince açarsın dedi. Yazdıklarımıza bir de başlık koymuş. “Pempeden pembeye”. 

Funda Sevencan

Funda Sevencan

Tüm Yazıları